Osmanlı'da Köy Hayatı
Osmanlı'da Köy Hayatı

Osmanlı'da Köy Hayatı (9786053422839)

0,00
Fiyat : ₺58,50

Elinizdeki kitap, Tanzimat sonrası bir Osmanlı köyündeki hayatı anlatmakta ve geçmişle günümüz arasında bağlantı kurmaktadır. Hayatımızın önemli bir parçası haline gelen köy yaşamı geçmişten günümüze canlı bir varlık gibi sürekli gelişim içerisinde olmuştur. Ama her zamanda şehirde yaşayanların küöük gördüğü "taşralı" teriminin etkisi altında yaşamaktan kurtulamamıştır. Mekan olarak küçük olan ama duygusal anlamda büyük bir dünyalar köy. Bütün insanların özlemle andığı ve yaşamak için istekli olduğu bir yaşam mekanıdır. Kendi kendisine üreten, kendine yeten ve artı ürünü satarak geçimini sağlayan, işbölümü ve her şeyin emek karşılığı elde edildiği, kimi zaman askere çağrıldığı ve kimi zamanda vergi toplandığı, yoğun duyguların iç içe yaşandığı ayrı bir dünaydır.

Köy bir milletin çocukluğudur. Onu özlemle anar. Toplum hafızasına geri dönmek istediğinde köyüne döner. Orada hem bolluk avrdır, hem de yokluk vardır. Hem barış vardır hem de savaş vardır. Arşiv belgelerinin ışığı altında, Tanzimat sonrası getirilen yeni düzenlemelerin köye yansıması, üretim araçalrının niteliği, sosyal ve ekonomik yaşam ve bir bütün anlamda köy kültürü, bu kitapla toplumsal hafızaya işlenmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 448
En / Boy : 16 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2016

Benzer Ürünler
  • Çağdaş müslüman düşünürlerin ilginç bir temsilcisi olan Hasan Hanefi’nin elinizde bulunan bu çalışması, Dirasat İslamiyye (İslami İncelemeler) adlı kitabında yer alan, "Eski kültürümüzde insan niçin ihmal edildi?" ve "Eski kültürümüzde tarih niçin ihmal edildi?" başlıklı iki incelemesi ile Marinus van den Boom’un "Devrimci Bir Düşünür: Hasan Hanefi" adlı incelemesinden oluşuyor. Hasan Hanefi’nin bu çalışmasında insan ve tarih konularını ele alışı, müslümanların bilim alanındaki ilerleme ve belirlemelerini farklı ve eleştirel bir okumadır. Yazar, insan ve tarih konularının, İslam uygarlık tarihi içinde gelişen bilimler tarafından parçacı yaklaşımla ele alındığını, bütünlükten uzak bu tür yaklaşımların yetersizliklerini belirtmektedir. Dolayısıyla bu çalışma, insan ve tarih bağlamında bilimlerin gözden geçirilişi olarak okunabilir.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri :
    Sayfa Sayısı : 102
    En / Boy : 14,5 / 21
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 12.2000
    ₺16,00
  • Bu kitap; dünyanın çeşitli yerlerinde dışlanmışlığın en uç örneklerini yaşayan Çingenelerin yaşamlarını konu alan "neşeli" bir belgeseldir.

    Çingeneler, yaşadıkları tüm coğrafyalarda, varoldukları her toplumsal dokunun en "aykırı" renkleridirler ve birlikte yaşadıkları bireylerin sahip olduğu temel hak ve özgürlüklerden genellikle yoksundurlar. Horlanırlar, aşağılanırlar ve çoğunlukla da yergi sözcükleriyle anılırlar.

    Oysa Çingene gerçeği bundan çok farklıdır.

    Nazım Alpman bu gerçeği yakalayabilmek için aylarca Çingenelerle birlikte zaman geçirdi. Adapazarı'ndan Trakya'ya, Sulukule'den Selamsız'a çeşitli Çingene semtlerini ve kentlerini dolaştı. Kendisini sadece Türkiye ile sınırlamadı. Varna'da, Tolbukin'de, Üsküp'te, Belgrad'da ve Kafkasya'da onların yaşamlarına tanıklık etti. Dış yüzleri aynalarla süslenmiş Çingene evlerinden, hala göçer geleneğini sürdürenlerin derme-çatma çadırlarına kadar "konuk" olmadığı çingene mekanı kalmadı.

    Kitapta yer alan; Çingenelerin dili ve edebiyatı, Çingene olmanın felsefesi, Kakava ve Hıdırellez bayramları, düğünleri, kavgaları, davulcular, çiçekçiler, demirciler, müzisyenler ve ayıcılarla ilgili bölümler, yadsınıp yadırganan Çingenelerin onurlu yaşamının günışığına çıkmasını sağlıyor.

    Kitap Osman Cemal Kaygılı'nın 1938 yılında yayınlanan "Çingeneler"inden sonra konu ile ilgilenenlere kaynak olabilecek en geniş kapsamlı çalışmadır.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 240
    En / Boy : 13,5 / 19,5
    Kağıt Cinsi : Kuşe
    Basım Tarihi : 1.2014
    ₺18,04
  • Bu kitapta yer alan yazıların ortak teması, özellikle altmışlı yıllardan itibaren gelişmeye başlayan ve seksenli yıllarda da görünürlük kazanan İslamcılık akımının pratiğini, çoğunlukla entelektüel kadınların tecrübelerinin ortaya koyduğu bir açıdan okuma eğilimidir. Son elli yıl içinde İslam’la ilgili her tezahürün, sorunun ve sorgulamanın adı olan İslamcılık, modern dünyada dinî bir hayat yaşama, bu hayata ilişkin sorular sorma, bu hayat bağlamında karşılaşılacak sorulara cevap verecek bir donanıma sahip olma kaygısının oluşturduğu bir dalganın veya hareketin adıdır. İslamcı aydınların gündeminde olan sahicilik, içtenlik, kendi olmak, kimliğine sahip çıkmak, kimliğini yeniden tanımlamak, daha yavaş ve sade, daha mütevazı ve tabiatın dengelerini gözeten bir hayat kurmak, israftan kaçınmak, hakkaniyet ve adalet... şeklinde uzayıp gidecek olan tartışma ya da okuma başlıkları, İslamcılığın benim bu kitapla "bir hayat tarzı eleştirisi" olarak tanımladığım boyutlarını belirginleştirir.Hayat tarzı, en geniş anlamıyla kişinin karakterini, doğuştan mizacını veya tabiatını ve aynı zamanda kişinin ikinci tabiatı haline gelen davranış alışkanlıklarını gösterir.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri :
    Sayfa Sayısı : 277
    En / Boy : 13,5 / 19,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 3.2007
    ₺28,90

  • Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 368
    En / Boy : 13,5 / 19,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : .2002
    ₺89,90

  • Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : Ankara
    Sayfa Sayısı : 175
    En / Boy : 16 / 23,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 6.2004
    ₺33,90
Çerez Kullanımı