Medeniyetimizde Toplumsal Dayanışma ve Sadaka Taşları
Medeniyetimizde Toplumsal Dayanışma ve Sadaka Taşları

Medeniyetimizde Toplumsal Dayanışma ve Sadaka Taşları (9786054409006)

0,00
Fiyat : ₺23,80

Bizler öyle bir medeniyetin temsilcileriyiz ki ceddimiz Osmanlı insanı son derece önemli sevgi ve saygı odağı hâline getirmiş, bunun olumlu yansımaları olarak da, kültür, tefekkür ve medeniyet tarihine yeni yöntem, vasıta, kurum ve kuruluşlar armağan etmiştir.

Devlet-Millet eliyle yapılan cami, çeşme, han, hamam, şifahane, darülaceze, imarethane gibi mücessem eserlerin yanında, halk tarafından çeşitli vakıflar aracılığı ile insanların istifade edecekleri binek taşları, mola taşları gibi insanı hayrete düşüren ilginç hayır eserleri de kazandırmışlardır. Bunların yanında hayvanlara da sevgi vardı; o devirlerde bir binanın güneş duvarında bir kuş sarayı varsa kimse buna şaşırmaz; çünkü dedelerimiz kuşları, köpekleri, kedileri pek severmiş. Sokak hayvanlarına barınak, kuş evleri, bunlar için sulaklar, yalaklar yapılırdı...

Her gün önünden kayıtsızca geçtiğimiz tarihî eserlerimizin bir çoğunun ne anlam ifade ettiğini, ne işe yaradığını ve tarihte ne gibi bir misyon üstlendiğini bilmiyoruz. Merak edip araştırmıyoruz da. Oysaki ceddimiz yaptığı birbirinden anlamlı ve zarif eserlerle bir vakıf medeniyeti oluşturmuştur. İşte bu hayır eserlerinden bir tanesi. Osmanlı iffet ve utancından dolayı fakirliğini gizleyenler; onur ve vakarından dolayı ihtiyaçlarını kimseye açamayanlar için, yine onlara "alan el" olmanın utanç ve ezikliğini yaşatmamak, şahsiyetlerini zedelememek ve onları istemek zorunda bırakmamak için gayet zarif yardım yolu geliştirmiş "Sadaka Taşları".

Sayıları gün geçtikçe azalan bir zamanlar İstanbul da 160 adet olduğu sanılan ne işe yaradıkları, kimler tarafından ve ne zaman dikildikleri hakkında bir çoğumuzun hiçbir fikrinin olmadığı sadaka taşları gayet sade, mütevazı fakat sade oldukları kadar da çok derin anlamlar ifade eden, bu her türlü takdirin üzerindeki, fazilet abidelerimizin bir zamanlar üstlendiği misyonu ciltler dolusu kitaplar bile anlatamaz...

Özellikle günümüz insanının en temel ihtiyaçlarını karşılamak için bile hemen baş vurmak zorunda bırakıldığı, her köşe başına kurulu bir tuzak gibi dikilmiş, ruhsuz, acımasız ve soğuk bankamatik makinelerinin kirli yüzünü ve bu kurulu tuzaklara kapılarak faiz belası pençeleri arasında inim inim inleyen, ocağı sönmüş, yüz binlerce zavallı insanın feryadını duyduktan sonra, bu sade, yalın ama alabildiğine mütevazı sadaka taşlarının değerini, ne anlam ifade ettiklerini daha da iyi idrak ediyoruz... Tabi bazılarının da neden bu taşlara ilgisiz ve duyarsız kalarak görmemezlikten geldiklerini!...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2010

Benzer Ürünler
  • Ergenlik nedir?
    Erken ergenlik nedir?
    Çocuğumun boyu ne olacak?
    Ergenliğe girdi, karakteri değişti!
    Ergeni doğru mu besliyorum?
    Bizimle iletişim kurmuyor?

    Ergenlikle uğraşan bir hekim olarak her gün karşılaştığımız sorunlardır bunlar...

    Ergenlik dönemi, insanın tüm yaşamı dikkate alınacak olursa, aslında kısa bir dönemdir. Ancak çocuğun birkaç yıl içinde yoğun değişime uğraması nedeniyle çok çalkantılı geçer.

    Bu dönemdeki hormonal ve ruhsal değişiklikler kişinin boyunu, kilosunu, cinsel gelişimini ve karakterini belirler. Öyleyse sağlam fiziksel yapılı, karakterli bireyler yetiştirmede önce ergene, sonra ailesine, arkadaşlarına, sonra da topluma çok önemli görevler düşmektedir.

    Birey bu döneme çocuk olarak girer, dönemi erişkin olarak tamamlar. Çocuk hızlı fiziksel büyümeye kendini henüz alıştıramamışken, cinsel gelişimin başlaması ve yaşadığı psiko-sosyal değişimler nedeniyle kendisiyle ve çevreyle olan iletişiminde sorunlar yaşayabilir. Ergen kimi zaman kısa sürede oluşan bu yoğun değişikliklere uyum sağlayamaz. Mutlaka aile desteğine ihtiyaç duyar. İnsan vücudunda çok önemli değişikliklerin olduğu bu dönemde, çocuğumuzda neler olup bittiğini anlamak ve ebeveynler olarak onlara yardımcı olmak zorundayız. Bu dönemde yaşanan sorunların kısa zamanda çözümlenmemesi durumunda, tüm yaşamı etkileyebileceği gerçeği akıldan çıkarılmamalıdır.

    Ülkemiz genç bir nüfusa sahiptir. 10-19 yaş grubu, nüfusumuzun %21,6’sını oluşturmaktadır. Diğer gelişmekte olan ülkelerde ise bu oran %25’e ulaşmaktadır. Dünyada 10-19 yaş grubunda yaklaşık 1,2 milyar ergen vardır. 10-19 yaşındaki ergen nüfusunun 2025’te yaklaşık 1,3 milyar olması beklenmektedir; bu gençler ileride erişkin olarak yaşamlarını sürdüreceklerdir. Onları iyi birer birey olarak yetiştirebilmek, ergenlik konusunda bilgili olmamıza bağlıdır.

    Tıp sürekli gelişim göstermektedir. Bilgiler her 8-10 yılda bir yenilenmekte, bu da bilimadamlarını bir konu hakkındaki bilgileri sürekli yenilemeye zorlamaktadır. Elinizdeki kitap da, ergenlik, erken ergenlik konusunda daha önce yazmış olduğum kitapların en son bilgiler ışığında yenilenmiş halidir.

    Ergenlere, ailelerine ve topluma faydalı olması dileğiyle...


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri :
    Sayfa Sayısı : 184
    En / Boy : 13.5 / 21
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 1.2019
    ₺12,31
  • Düşündüğümüz, inandığımız, aidiyet hissettiğimiz değerlere göre yaşamadıkça, yaşadığımız hayata göre değerlerimizin,

    inançlarımızın, aidiyet referanslarımızın değiştiğini fark ettik. Toynbee’nin de tespit üzere, Batı kendisini inanç olarak sunduğunda onu hemen reddetmiştik, ama teknoloji olarak sunduğunda kabul ettik. Çünkü teknoloji, eşya gayet masum görünüyordu bize. Meşhur kurbağa örneğini hatırlarsak, inanç bizim için kaynatılmış su gibiydi, hemen zıplayıp çıktık içinden. Teknoloji/eşya ise yavaş yavaş ıstılan su gibiydi, zamanla alıştık. Alışmayanlar durumun vahametini idrak ettiklerinde ise refleks gösterebilecek safha çoktan aşılmıştı.

     Elinizdeki bu çalışma bir kimlik kaygısının neticesi olarak ortaya çıkmıştır. Ne yazık ki, yaşadığımız dünya ile kimliğimizi izafe ettiğimiz değerler dünyası arasında uçurumlar var. Bu uçuruma sebebiyet veren ilk yarık, o masum görünen ve asrileşmeyi vaad eden eşyadan koparılan ilk ısırık, bizi iki paradigma arasında kalmış ve üretemeyen bir hüviyete büründürdü. Bu kitabın amacı uçurumun kökenlerini ve safhalarını gösterebilmektir. Bu yönüyle, uçurumun nasıl kapanacağına dair kafa yoranlara naçizane bir çıkış yönü göstermesi de umut edilmektedir.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 252
    En / Boy : 13,5 / 21
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 10.2018
    ₺26,25
  • Çağdaş müslüman düşünürlerin ilginç bir temsilcisi olan Hasan Hanefi’nin elinizde bulunan bu çalışması, Dirasat İslamiyye (İslami İncelemeler) adlı kitabında yer alan, "Eski kültürümüzde insan niçin ihmal edildi?" ve "Eski kültürümüzde tarih niçin ihmal edildi?" başlıklı iki incelemesi ile Marinus van den Boom’un "Devrimci Bir Düşünür: Hasan Hanefi" adlı incelemesinden oluşuyor. Hasan Hanefi’nin bu çalışmasında insan ve tarih konularını ele alışı, müslümanların bilim alanındaki ilerleme ve belirlemelerini farklı ve eleştirel bir okumadır. Yazar, insan ve tarih konularının, İslam uygarlık tarihi içinde gelişen bilimler tarafından parçacı yaklaşımla ele alındığını, bütünlükten uzak bu tür yaklaşımların yetersizliklerini belirtmektedir. Dolayısıyla bu çalışma, insan ve tarih bağlamında bilimlerin gözden geçirilişi olarak okunabilir.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri :
    Sayfa Sayısı : 102
    En / Boy : 14,5 / 21
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 12.2000
    ₺16,00
  • Bu kitap; dünyanın çeşitli yerlerinde dışlanmışlığın en uç örneklerini yaşayan Çingenelerin yaşamlarını konu alan "neşeli" bir belgeseldir.

    Çingeneler, yaşadıkları tüm coğrafyalarda, varoldukları her toplumsal dokunun en "aykırı" renkleridirler ve birlikte yaşadıkları bireylerin sahip olduğu temel hak ve özgürlüklerden genellikle yoksundurlar. Horlanırlar, aşağılanırlar ve çoğunlukla da yergi sözcükleriyle anılırlar.

    Oysa Çingene gerçeği bundan çok farklıdır.

    Nazım Alpman bu gerçeği yakalayabilmek için aylarca Çingenelerle birlikte zaman geçirdi. Adapazarı'ndan Trakya'ya, Sulukule'den Selamsız'a çeşitli Çingene semtlerini ve kentlerini dolaştı. Kendisini sadece Türkiye ile sınırlamadı. Varna'da, Tolbukin'de, Üsküp'te, Belgrad'da ve Kafkasya'da onların yaşamlarına tanıklık etti. Dış yüzleri aynalarla süslenmiş Çingene evlerinden, hala göçer geleneğini sürdürenlerin derme-çatma çadırlarına kadar "konuk" olmadığı çingene mekanı kalmadı.

    Kitapta yer alan; Çingenelerin dili ve edebiyatı, Çingene olmanın felsefesi, Kakava ve Hıdırellez bayramları, düğünleri, kavgaları, davulcular, çiçekçiler, demirciler, müzisyenler ve ayıcılarla ilgili bölümler, yadsınıp yadırganan Çingenelerin onurlu yaşamının günışığına çıkmasını sağlıyor.

    Kitap Osman Cemal Kaygılı'nın 1938 yılında yayınlanan "Çingeneler"inden sonra konu ile ilgilenenlere kaynak olabilecek en geniş kapsamlı çalışmadır.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 240
    En / Boy : 13,5 / 19,5
    Kağıt Cinsi : Kuşe
    Basım Tarihi : 1.2014
    ₺18,04
  • Carl Gustav Jung’un insan ruhunu anlamamıza katkısı, onu analitik psikoloji alanında en ileri gelen kişilerden biri yapmıştır. Ortak bilinçdışı, arketipik kişilik örnekleri, içedönüklük ve dışadönüklük, düşüncenin işlevleri, içgüdü ve duygu kavramları, düşlerin kaynakları ve anlamları gibi sayısız araştırma alanları yepyeni ufuklar açmıştır. Bu kitap Jung’un yaşamı ve yapıtları ile insan davranışını anlamamız için gerekli temel kuramları açık bir şekilde anlatmaktadır. Kişiliğin temel yapısı, gizli bilimler, astroloji, simya, duyudışı algılamalar konusundaki düşünceleri, insan zihninin derinliklerine meraklı herkesin bilgisine, açık bir dille sunulmaktadır.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 134
    En / Boy : 13,5 / 19,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 4.2006
    ₺12,80
Çerez Kullanımı