Kerbela Kıyamında Avam ve Havass
Kerbela Kıyamında Avam ve Havass

Kerbela Kıyamında Avam ve Havass (9786055030278)

0,00
Fiyat : ₺12,00

Her toplumda, şehir ve ülkede görmekte olduğunuz beşeriyet, bir değerlendirmeye göre ikiye ayrılır. Bir kısım insan akıl, fikir, bilinç ve kararlılıkla iş yapar. Bunlar, bir yolu kabul eder, ona uyar ve peşinden giderler. Bu insanlara havass, yani seçkinler denilmektedir. Diğer bir kısım insanlar ise hangi yolun doğru veya yanlış olduğunun anlamanın, ölçmenin, tahlil ve idrak etmenin peşinde değildir. Çoğunluğa göre hareket ederler. Bunlara da avam, denilir. Buna göre, toplumu havass ve avam şeklinde iki kısımda değerlendirmemiz mümkündür.

Havasslar kimlerdir? Bunlar özel bir sınıf mıdır? Hayır! Seçkinler dediğimiz bu insanların içerisinde, okumuş bilgili insanlar bulunduğu gibi bilgisiz insanlar da bulunmaktadır. Kimi zaman insan, okumuş bilgili biri değildir; ama havass arasına girmiştir. Zira ne yaptığının bilincinde olup onu anlar, teşhis eder ve kararlılıkla uygular. Bu kişi eğitim almamış, medreseye gitmemiştir; diploması bulunmamaktadır ve alim de değildir. Ancak meseleyi anlamaktadır. Havass dediğimiz insanlar iki fırkaya ayrılmaktadır: Hak cephesinin havassı/seçkinleri ve batıl cephenin havassı/seçkinleri. Seçkinler, bir işi yapar veya seçerken bu tercihlerini düşünerek ve tahlil ederek yapan kişilerdir. Anlar, karar verir ve amel ederler. Bunlar havass, yani seçkinlerdir. Bunların dışında kalanlar ise avamdır.

Avam olanlar, ortama göre karar ve davranışlarını belirlerler. Teşhis kabiliyetleri bulunmamaktadır. İnsanlar bir şeye “yaşasın” dedikleri için onlar da aynı sloganı söylemek için “yaşasın” derler. Aynı şekilde başkaları “kahrolsun” dedikleri için “kahrolsun” derler. Ortamın durumuna göre sağa-sola giderler, sabit fikirli ve kararlı değildirler. Avâmın anlamı yüksek tahsil yapmamış kişi değildir. Birçok kimse, yüksek tahsil görmesine rağmen avamdandır. Birçokları dini tahsil yapmasına rağmen avâmdandır. Niceleri, fakir veya zengindir; ama yine de avamdandır. Basiretsizce iş yapan kimse kesinlikle avamdandır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 70
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2015

:
Benzer Ürünler
  • Kitabın konusu, İslam dininin doğuş ve yayılış tarihidir. Hz. Peygamber, getirmiş olduğu dinin bütün Arap Yarımadası'na yayıldığını görme mutluluğuna erişmiştir. Onun vefatını izleyen yüz yıl içerisinde ise İslam devleti, tek merkezden idare edilen en büyük siyasi sınırlarına ulaşmıştır.

    Kitabın giriş bölümünde, İslam tarihinin temel kaynakları tanıtıldıktan sonra, İslam öncesi Arap tarihi hakkında özlü bilgiler verilmiştir. Birinci ve ikinci bölümler, Hz. Peygamber'in hayatına ayrılmıştır. Bu bölümlerdeki ana başlıklar belirlenirken klasik siyer kitaplarında olduğu gibi kronoloji değil, konu bütünlüğü esas alınmıştır. Dört Halife Dönemi ve Emevîler ise ayrı birer bölüm olarak düzenlenmiştir. Türklerin kitleler hâlinde İslam'a girdikleri Abbasîler Dönemi'ne ise bu çalışmada yer verilmemiştir. Esasen tarih bölümü öğrencileri için hazırlanmış olan böyle bir eserde buna gerek görülmemiştir. Çünkü “İlk Müslüman Türk Devletleri Tarihi” gibi bazı derslerde, Türk tarihiyle ilgili olduğu ölçüde Abbasîlerden de söz edilmektedir.

    Bu kitaptaki bilgiler, ilk defa burada ortaya atılmış değildir. Temel kaynakların yanı sıra, bu konuda yerli ve yabancı birçok araştırmacının yazdığı eserlerde daha fazlasını bulmak mümkündür. Bununla birlikte çok geniş bir zaman ve mekânı ilgilendiren bu bilgilerin tamamı belli bir hacim içinde sunulmuştur. Verilen bilgilerle yetinmek istemeyenler, dipnotlarda ve kaynakçada isimleri verilen eserlerden başlayarak başka kaynaklara da başvurabilirler. Bu kitap, bir ders kitabı olarak tasarlanıp hazırlanmış olmasına karşın, ele aldığı konu bakımından her kesimden okuyucuya hitap edecek mahiyettedir.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : Ankara
    Sayfa Sayısı : 336
    En / Boy : 16 / 23.5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 10.2018
    ₺74,70
  • Endülüs sadece bir bölge değil, bir kültürdür. Farklı din, dil ve ırkların birarada yaşayabileceğine açık bir delil, farklılıkların toplumsal zenginliğe dönüştüğü bir vatandır.

    Doğu kültürü Avrupa’ya Endülüs aracılığıyla girmiş ve ardında görkemli eserler bırakmıştır. Endülüs bu ihtişamını, ürettiği eserlerin zarafetine mi yoksa yüksek kültür öğelerinin Avrupa’ya geçiş kanalı olduğu gerçeğine mi borçludur? İslam dünyasıyla temasını nasıl sürdürmüştür? İklim, coğrafya ve dinlerin birbirine karıştığı İber Yarımadası’nın koşullarına ne ölçüde uyum sağlamıştır? Kendi değerlerini tüm topluma aşılayabilmiş midir? Avrupa’ya tam olarak ne kazandırmıştır?

    Sahanın yetkin isimlerinden W. M. Watt ve P. Cachia bu sorulara tarihsel sürecin tüm detayları eşliğinde cevap arıyorlar. Endülüs Tarihi, Müslümanların 711’de heyecanla başlayıp 1492’de hazin bir şekilde sona eren, XVII. asrın başlarına kadar da türlü meşakkatlerle devam eden Endülüs serüvenini konu ediniyor.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 197
    En / Boy : 14 / 23
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 12.2018
    ₺49,60
  • İslâmiyet’in kabûlü Türkler’e yeni bir ruh ve kuvvet vermiş, Asya steplerinden Avrupa içlerine kadar uzanan büyük ve uzun ömürlü imparatorlukların yaşamasında başlıca sebeplerden birisi olmuştur. Bundan daha önemlisi, İslâmiyet’in ortaya koyduğu prensiplerin millî bünyelerine uyması sebebiyle Türkler varlıklarını koruyabilmişlerdir. İslâm dinîni kabûl etmiş olan Türk boylarından hiç birisi, millî varlıklarını kaybetmemişlerdir. Bu bakımdan Türkler’in İslâm dinîne toptan girişleri, diğer din ve medeniyetlere intisablarından farklı olarak doğurduğu büyük ve müsbet neticeler itibarıyla yalnız Türk ve İslâm tarihinin bir dönüm noktasını teşkil etmekle kalmaz, dünya tarihinin de en büyük hadiselerinden biri sayılacak bir ehemmiyet taşır. Türkler, İslâmiyetle daha ilk fetihler sırasında temasa geçmelerine rağmen ancak üç asır kadar sonra X. Asrın ortalarında büyük kitleler halinde bu dinî kabûl etmişler ve kısa zaman sonra İslâm dinî Türkler’in millî dinî haline gelmiştir. Bu üç asırlık uzun tarihi devrenin ilk yarısında Türkler ile Müslümanlar arasında çetin mücadeleler cereyan etmiş ve bu sebeple İslamiyet Türkler arasında yayılma imkânı bulamamıştır. Abbasî hanedanının iktidara gelmesiyle İslâm devleti bünyesinde meydana gelen değişiklikler sebebiyle mücadeleler hemen hemen sona ermiş ve Türkler İslâm devleti hizmetine girerek faaliyet göstermeye başlamışlardır.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri :
    Sayfa Sayısı : 280
    En / Boy : 14 / 23
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 10.2016
    ₺45,50

  • Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 143
    En / Boy : 11,5 / 16,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 7.2005
    ₺21,84
  • Kalenderler, Haydarîler, Câmiler, Celâlîler, Şems-i Tebrizîler, Cavlakîler, Abdallar ve diğerleri. İslâm toplumunun kıyısında duran heterodokslar ver heretikler, yani aşkın ve taşkın derviş toplulukları. İnançlarıyla, görünümleriyle, yaşayışlarıyla toplumu dışlayan bu toplulukların öyküsü her zaman ilgi çekmiş, haklarında olağanüstü bir edebiyat oluşmuştur. Ahmet T. Karamustafa ise konuyu bir tarihçi yaklaşımıyla ele alıyor, bu toplulukların geniş İslam coğrafyasının farklı bölgelerinde ayrı özellikler taşıyan köklerinden başlayıp gelişimlerini irdeliyor ve sonraları nasıl bir değişim geçirerek başka akımlara dönüşmesi sürecini özlü biçimde anlatıyor. Karmaşık gibi görünen bir olguyu yalın biçimde kavratan örneği az bir çalışma.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 145
    En / Boy : 16,5 / 24
    Kağıt Cinsi : 1. Hamur
    Basım Tarihi : 7.2020
    ₺22,40
Çerez Kullanımı