Bir Osmanlı Kadınının Feminizm Macerası ve Hamidiye Modernleşmesi
Bir Osmanlı Kadınının Feminizm Macerası ve Hamidiye Modernleşmesi

Bir Osmanlı Kadınının Feminizm Macerası ve Hamidiye Modernleşmesi (9786054906321)

0,00
Tedarikçi : h2o Kitap
Fiyat : ₺46,90

Tarihsel yanılgılar çoğu kez bir tarihçi aldanmasıdır.

"Haremden kaçan bir Osmanlı Prensesi" şüphesiz oldukça çekici bir gazete manşetidir. Hele de bu kadın "Uluslararası Kadınlar Kongresi"nde bir konuşma yaptıysa, konuşmasının içeriği Almanca basılmış ve çok yakın bir tarihte de Arapçaya çevrilmişse…

Tarihçi artık bu verilerden hareketle yürüyebilir, Osmanlı'da kadın hareketini takibe başlayabilir; konuşmanın içeriğinden Osmanlı feministlerinin düşünsel dünyasının haritasını çıkarabilir.

Oysa tam da bu kalkış noktası her şey alt üst edildiği yerdir. Tarihçi aldanmış, tarihsel yanılgı başlamıştır.

Adil Baktıaya bir feministin değil bir Osmanlı kadınının, Hayriye bin Ayad'ın ve onun Osmanlı Vikingi kocası, diplomat Ali Nuri'nin yaşamlarından önemli bir kesitin izini sürüyor. Ayak izleri II. Abdülhamit dönemi modernleşmesini boylu boyunca kat ediyor ve "Araba Sevdası"nın, Çamlıca Köşklerinin ve sefasının, omnibüslerin, telgraf tellerinin, devlet yatırımlarının, yeni zenginlerin, giderek ağırlığını hissettiren bürokratik aygıtın ve diplomasinin yapılanmasının; toplumsal, ekonomik ve siyasal olanın içinden geçiyor, tam da bu yaşantıların şekillendiği ortamın içinden:

Feminizmin olduğu gibi her türden özgürlüğün vakti geldiği için her türden baskı, zulüm ve entrikanın seviyesi yükseltiliyordu. Hayriye Hanım ile Ali Nuri Bey'in "mücadelesi" özgürlük mücadelesinin ancak bir karikatürü olabilirdi çünkü karşılarına aldıkları istibdat modern devletin bir karikatürüydü, ona göre konumlanmış ve bizzat onun tarafından belirlenmişlerdi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2016

Benzer Ürünler
  • Batılı misyonerler yüzyıllar boyunca bu bölgede araştırma yapmışlar, değişmeyecek gerçekleri şaşılacak duruma getirmişler, arkasından gelenler ise, bir öncekileri delil göstererek, konuları içinden çıkılamaz biçime sokmuşlardır. Yanlışları düzeltmesi gereken Türk bilim adamlarının çoğu ise yabancıların dümen suyuna girmişlerdir. Bu bölge ile ilgili çalışmalar; yanlışın doğru, doğrunun da genel yanlış kabul edildiği bir bataklığa saplanmıştır. Trabzon ve çevresi konusunda araştırma yapan batılı bilim adamlarının pek çoğu, abesle iştigal ederek, çalışmalarını özellikle 1462'den başlatıp, bütün enerjilerini bu tarihten sonra Hristiyanların din değiştirme konusuna harcamışlardır. Hâlbuki Hazar Denizi'nin kuzeyinden gelen Türkleri, ellerine İncil'i vererek nasıl Hristiyanlaştırdıklarını araştırırlarsa gerçekleri daha kolay kavrayacaklardır.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : Ankara
    Sayfa Sayısı : 520
    En / Boy : 16 / 24
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 11.2018
    ₺89,90
  • Yüzyıllardan beri dillerin, dinlerin ve kültürlerin kesiştiği yer olan Mezopotamya’nın kuzey sınırını oluşturan Mardin, Süryanilerin kültürel hayatlarına ışık tutan önemli bir merkez haline gelmiştir. Öyle ki, Süryanilerin etnik kökeni ile ilgili yapılan birçok araştırmada ilk uğrak yeri Mardin olmuştur. Elinizdeki kitap, Mardin'de farklı dil, din ve kültüre sahip milletlerin birbirinden ayrışması yerine bu farklılıkların birlik ve beraberlik içinde nasıl yaşanıldığına kaynaklık eden nadir eserlerden biridir. Söz konusu birlik ve beraberliği sağlayan en önemli unsurlardan biri de insanlığın kaçınılmaz bir gerçeği olan "Ölüm" olgusudur.

    Biyolojik olarak bir kişinin yok olmasına neden olan ve toplulukların sürekliliğini bitiren bir tehdit olarak algılanan ölüm; bu olgu etrafındaki uygulamalarla bilinenin aksine, ölünün ait olduğu grubun güçlenerek yeniden doğmasına ve varlığını pekiştirmesine ortam sağlar.

    Bu uygulamaların doğru anlaşılıp değerlendirilebilmesi için ait oldukları dinin, kökenin ve kültürün bilinmesine ihtiyaç vardır. Elinizdeki çalışma, böyle bir ihtiyacın karşılanmasına yönelik bir çabanın ürünüdür.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 94
    En / Boy : 13,5 / 19,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 11.2018
    ₺26,24

  • Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 200
    En / Boy : 13,5 / 19,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 11.2018
    ₺33,60
  • Müslümanların Gözüyle Haçlı Seferleri, Haçlı Seferleri konusunda Batı’da kaleme alınmış kitapların pek çoğundan farklı olarak, tüm serüveni İslam dünyasının bakış açısıyla değerlendiriyor. İslam dünyasında Haçlı Seferleri İslam ile Hıristiyanlık arasındaki mücadelenin sadece bir evresi ve sahnesi olarak görüldüğü için, mercek altına aldığı dönemi ve sahneyi, Batılı yazarların genellikle yaptıklarının aksine, 11.-14. yüzyıllar ve Ortadoğu ile sınırlı tutmuyor. Haçlı Seferleri başlığı altında, Batılı devletler ile İslam dünyası arasındaki çatışmaları Aragon ve Kastilya krallıklarının Endülüs’teki, Normanların Sicilya’daki ve Osmanlıların Rumeli’deki fetihlerini de içine alacak şekilde genişleterek inceliyor.

    “Cobb ortaçağdaki İslam ve Haçlı Seferlerini konu alan İslam literatürünün Batılılarca iyi bilinmemesinden kaynaklanan yanlış anlamaları düzeltiyor. ... Cobb’un tezleri hem şık hem de sağlam, akademik mahfillerin ötesine geçen bir tartışmaya büyük katkı niteliğinde.”

    - The Times Literary Supplement

    “Cobb, iyi bir öyküyü çok ustaca anlatıyor, sarih ve özgün anlatımını keyifli detaylarla süslüyor.”

    - Speculum


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 464
    En / Boy : 13,5 / 21
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 11.2018
    ₺41,00
  • Rusya’da Çarlık yönetiminin yıkılması ile egemenliği altında yaşayan Türkî unsurlarda bağımsızlıklarını kazanma ümitleri doğmuştur. 1917-1921 yılları arasında kongreler dü­zenleyen, devlet kurmak üzere mücadele eden siyasi önderlerin bir kısmı başarılı olamamaları üzerine memleketlerini terk etmek mecburiyetinde kaldılar.

    İran, Afganistan, Finlandiya, Almanya, Fransa, Polonya’ya dağılan siyaset adamlarının ekseriyeti ikinci vatan kabul ettikleri Türkiye’ye gelerek dergi ve gazete çıkardılar, dernekler kurdular. Onların varlıklarından ve faaliyetle­rinden rahatsızlık duyan Sovyetlerin şikâyetleri üzerine 1930 yılından sonra faaliyetlerini sürdürmek üzere Almanya ve Polonya’ya gittiler. Siyasî muhaceretin önderlerinin tarih sahnesinden çekildikleri 1960’lı yıllara kadar devam eden mücadelenin toplu bir tarihi yazılamamıştır.

    Bu eser, Doğu Türkistan, Kazakistan, Özbekistan, İdil Ural, Kırım, Azerbaycan, Kuzey Kafkasya ve Irak’ı içine alan geniş coğ­rafyada doğmuş ilim, kültür ve politika alanında tanınmış şahısların mücadelelerini, siyasi ve entelektüel çabalarını, birbiriyle ilişkilerini ve döneme dair pek çok detay bilgiyi gün ışığına çıkarıyor.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 680
    En / Boy : 16,5 / 23,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 11.2018
    ₺157,70
Çerez Kullanımı