Beraber Yürüdük Biz Bu Yollarda
Beraber Yürüdük Biz Bu Yollarda

Beraber Yürüdük Biz Bu Yollarda (9786055298265)

0,00
Yayinevi : Karma Kitaplar
Fiyat : ₺69,35

Gabriel García Márquez’nin Yüzyıllık Yalnızlık kitabında bir bölümde Albay Aureliano Buendia, komisyonda delegelerin isteklerini dinler. Delegeler albaydan liberal toprak sahiplerinin desteğini kazanmak için tapu kayıtlarının kurcalamaktan vazgeçmesi, din adamlarının nüfuzuyla uğraşmayı bırakmasını ister. İstekler bitince Albay “O halde” der, “yalnızca iktidar için savaşıyoruz demektir.” Delegelerden biri, “Bu değişiklikler taktik gereği. Şu sıra önemli olan şey, savaşın halka dayanan tabanını genişletmektir. Sonra bunları yeniden ele alırız” demesiyle Albay Buendia’nın siyasal danışmanlardan biri kendini tutamaz, söze karışır: “Burada bir çelişki var” diye atılır. “Bu değişiklikler faydalı ve yerindeyse o halde Muhafazakâr rejim de iyi demektir. Dediğiniz gibi savaşın halka dayanan tabanını bu değişikliklerle genişleteceksek, Muhafazakâr rejim geniş bir halk tabanına dayanıyor demektir. Sözün kısası, demek ki, biz yirmi yıla yakın süredir halkın duygularına karşı savaşmışız.”

Siyasal danışmanın sözleri Türkiye’ye uyarlandığında ışıkları sabaha kadar yanan Karargâh’ın seçilmiş hükûmetin yetkilerine yönelik sivri dilli muhtıraları, 

-“İmam Hatipli Başbakanı hazmedemediğini” dermeyan eden Baro Başkanları, 
- “Hükümet yüzde 95’le gelse bile bazı kurumlardan gerekli karşılığı alacağını” hindi gibi kabararak söyleyen rektörler, 
- Kara propaganda yapan gazetelerin kupürleriyle halkın yarısının oyunu almış iktidar partisine kapatma davası açan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıları,
- Ekonomiyi batırma isteğiyle “Yabancı yatırımcılar gelmesin” diyebilen şapkalı Cumhurbaşkanları,
- Düşük yoğunluklu savaş sürerken barış adına ahkâm kesip, barış süreci yaşandığında çark ederek hükûmete bilenen liberal kalemşorlar, 
- 80 yıllık askeri vesâyete son verildiğinde, paralel yapılarla daha ağır bir vesâyet inşa etmeye çalışanlar,
- Ağzına bir parmak bal çalıp üç yüzyıl duraklama dönemiyle uyutulan milletten yardıma muhtaç mazlum milletleri kucaklayan, memleket pusulasını esfel-i sâfilinden ahsen-i takvime çevirmeye vesile olan Tayyip Erdoğan’ın hükûmeti hâlâ ayaktaysa bunun sebeb-i hikmeti Allah’ın inayeti, Milletin desteği, Himmetlerinin işlevselliğidir.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 365
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2014

Benzer Ürünler
  • Türkiye’de militarizm meselesi, çeşitli çalışmalarda ele alınmış olmakla birlikte, uzun zaman bütüncül biçimde değerlendirilmeyi bekledi. Yapılan çalışmalar militarizmi çeşitli bağlamlar ve araştırma problemleri üzerinden dolaylı olarak ele aldı. Güven Gürkan Öztan’ın çalışması ise meseleyi bütüncül olarak görmemize yardım eden geniş bir çerçeve sunarak, modernleşmenin en önemli çıktılarından biri olan yaygın militarizmin Türkiye serüvenini kavramamıza olanak tanıdı.

    Elinizdeki kitap, bilhassa Türkiye örneğinde bir fenomen olarak militarizmi, ideolojik-siyasi cereyanlardaki değişmelere rağmen, devletin tercihinde ve devletin yurttaşla kurduğu ilişkide kalıcı olan “ortak ruh” ve bunun somut örnekleri üzerinden derinlemesine analiz etmektedir.

    Modern zamanların Türkiye’si militarizm pratiğinin gözlenmesi için mükemmel bir örnek teşkil eder. Güven Gürkan Öztan, neoliberal ve siyasal İslamcı zihniyetlerin hâkimiyeti altında dahi, militarizmin bütün devlet ve siyaset pratiğinde nasıl bir altlık oluşturduğunu mükemmel biçimde aktarıyor.

    Suavi Aydın


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 298
    En / Boy : 13 / 19,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 11.2018
    ₺65,60
  • 68'li yıllarda sosyalistler, hem laiklik hem de milliyetçilik mücadelesinin içindeydi. Bu noktada onların Marksistlikleri ile Atatürkçülükleri çatışmıyordu.

    O dönemde milliyetçi bir sosyalist teoriye kapı açılsa ve Atatürkçülüğün aslında aranılan sosyalizmin bir adım gerisi değil ta kendisi olduğu anlaşılabilse, Türkiye 40 yılını kaybetmezdi.

    Marksist-Leninist devrimler, Kemalizm'den çok daha geri olduğu için daha önce yıkıldılar ve Kemalizm çok daha ileri olduğu için hala ayakta.

    Atatürkçülük, her türlü ideolojiden güçlü çıkmıştır ve direnmektedir.

    Çünkü Atatürkçülük çağın gerçeğidir.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 332
    En / Boy : 17 / 24,5
    Kağıt Cinsi : 1. Hamur
    Basım Tarihi : 11.2015
    ₺78,00

  • Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 368
    En / Boy : 13,5 / 19,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : .2002
    ₺123,00
  • “Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olamaz; en doğru, en hakiki tarikat, tarikat-ı medeniyedir; medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak, insan olmak için kakifdir...”

    - Mustafa Kemal Atatürk

    Yıl 2002, Dr. Necip Hablemitoğlu, “Türkiye Cumhuriyeti, şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olma yolunda, devrimlerden dönüş sürecinin sancılarını yaşıyor” diyerek endişelerini dile getiriyor, bulgularını ortaya koyuyor: “Yeni binyılın şeylerinin, dervişlerinin, müritlerinin ve meczuplarının amaçlarının da değiştiğini gözlemlemleniyor. Artık amaç, bir şeirat develeti kurmak değil. Şeriat, iktidarı, parayı, her türlü gücü ele geçirmenin sadece simgesel, klişeleşmiş adı. Mürtecilik yani gericilik de artık salt dinsel anlamda kullanılmıyor.”

    “Bunlara karşı olmak, onaylamamak artık yetmiyor... Her gerçek kamu görevlisinin mağdur olma pahasına, elini taşın altına koyması; devletimizin, tam bağımsızlığımızın geleceği açısından inisiyatif kullanırken canının yanmasını, bedel ödemesini göze alması gerekiyor.

    ”Ben Türk’üm ve başka Türkiye yok” diyerek yola çıkmış ve bunun bedelini canıyla ödemiş gerçek bir aydın olan Necip Hablemitoğlu, “Köstebek” kitabında Fetö Terör Örgütü tehdidini, devlet kademelerindeki örgütlenmelerini kuşkuya yer bırakmadan belgelerle ispatlıyor.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 312
    En / Boy : 13,5 / 21
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 7.2018
    ₺58,50
  • Aralık 2002’de "faili meşhul" bir cinayete kurban giden değerli araştırmacı, Cumhuriyet Tarihçisi Dr. Necip Hablemitoğlu bu kitabında Alman Vakıflarının Türkiye’deki faaliyetlerine, yapısına ve bağlantılarına mercek tutuyor. Bu vakıfları Bergama’da altın madeni işletilmesinin önüne geçmeye iten dinamikleri inceliyor. Söz konusu vakıflarla işbirliği yapan Türk aydınlarının tutumunu eleştiriyor ve bu kişilerin eylemlerinin ne tür amaçlara hizmet ettiğini gözler önüne seriyor. Sivil Toplum Kuruluşlarının ve bireylerin Avrupa kökenli kurum ve kuruluşlarla olan ilişkilerinin ne tür riskler içerebileceği konusunda kamuoyunu aydınlatıyor, düşündürüyor...


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri :
    Sayfa Sayısı : 294
    En / Boy : 13,5 / 21
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 9.2016
    ₺54,60
cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: TR
Çerez Kullanımı